Kahve Falına Fotografla Baktır

Yılan, fare, deve, balık… Sadece hayvanlar isimleri gibi görülebilir. Oysa sadece hayvan olmanın ötesinde ortak bir yanları vardır. Kahve falı baktırırken sembolize ettikleri. Yılan fal baktıranın çevresinden gelecek bir kötülüğe yorulur. Fare gelecekte olumsuzluklarla karşılaşılabileceğini, deve büyük bir kısmetin yolda olduğunu, balıksa mala kavuşulacağını anlatır. Peki bu sembollerle okunan kahve falı hayatımıza ne zaman girdi? Her şey Osmanlı Devleti zamanına dayanıyor. Yavuz Sultan zamanında doğuya seferler yapılırdı. Bu seferlerle kahve saraya girdi ve sarayda çok itibarlı hale geldi. Hatta bir görevli bulunması gerekti ve bu kişiye kahvecibaşı dendi. Kahve falı da itibarının artması ile cariyeler arasında da sık içilir oldu. Bu dönemlerde cariyelerin dedikodu yapması yasaktı ve bu durumda imdada kahve yetişti. Cariyeler kahveden fal bakmaya, şekilleri yorumlamaya ve birbirlerine bu yorumlamaları aktarmaya başladılar. Amaçları dedikoduları bu yöntemle birbirlerine aktarmaktı. Zamanla saray dışında da kahvehaneler açıldı ve kahve içmek ülkeye yayıldı.

Artık cariyeler yok ama günümüz kadınının fal baktırma isteği geçmiş değil. Fal bakan ve baktıran kişinin yüz yüze olmasına artık gerek de yok. Sanal fal baktırma sayesinde çeşitli mecralardan fal bakan ve baktıran kişiler bir araya gelebiliyor ve böylece fal baktıran kişi evinden bile çıkmamış oluyor. Böylece kişiler hem hayatları ile ilgili soruların cevaplarına ulaşmış oluyorlar hem de hiç yorulmuyorlar. Sanal kahve falına online baktırabilmeleri kişilere oldukça kolaylık sağlıyor.

Kahve falına fotolu baktırmak da mümkün. Bunun için yapılması gerekenleri özetlemek gerekir. Kahve içilir, kapatılır ve soğuması beklenir. Fincan kapatılırken dilek tutulmalıdır. Kahve telvesi yeterli miktarda olmalıdır. Kahve içilirken fincanın aynı yerinden içilmesine dikkat edilmelidir. İçildikten sonra fincanın içinde kalan telve karıştırılmamalıdır. Soğuyan fincan kaldırılmalıdır. Bu işlemler gerçekleştirildikten sonra sıra fotoğrafların çekilmesine gelmektedir. Fotoğraflar fincanın içini net göstermelidir, fincanın sapının görünmesi gerektiği de unutulmamalıdır.

Bütün kehanet yöntemleri ülkeden ülkeye, zamandan zamana değişse de hep bir şeye hizmet etmiştir. İnsanların geleceğe duyduğu bitmek bilmez merak. Kişiler eylemlerinin sonuçlarını, hayatın kendilerine ne getireceğini, gelecekte olabilecekleri merak etmişlerdir. İlkel insanların Ay ve Güneş tutulmalarından anlam çıkardıkları günlerden günümüzün teknolojik fal bakma yöntemlerinin uygulanmasına gelinmiştir. Geçmişte rüzgârların esişi, gök kuşağı çıkması, depremlerin oluşması hep geleceğe dair işaretler olarak görülüyordu. Günümüzde, özellikle ülkemizde bu tabiat olaylarından anlamlar çıkartılmasa da fal baktırma ve falcılık itibarını korumaktadır.