Kullanmadığınız Ojeler Var Mı?

Hemen her kadının, bazen bir gecede giyeceği kıyafetin rengine uygun diye, bazen de sırf günün modası olduğundan, aslında hiçbir zaman kullanmayacağı renkte ojeler aldığı olmuştur. Pek çok hanımın evinde çimen yeşili, çingene pembesi, hatta altın sarısı ojeler işgal ettikleri yerde yıllarca durur da durur.

Eskiden, kullanılmayan ojelerden kurtulmanın en iyi yolu onlarla oynayıp oyalanmaları için küçük kız çocuklarına hediye etmekti. Ta ki bu kozmetik maddenin çocuklar için son derece zararlı olduğu öğrenilinceye dek. Günümüzde ise çoğunlukla bozulmaları beklenip ardından da çöpe atılıyor. Oysaki onları değerlendirmenin birden çok yolu var.

 Farklı tonlar elde etmek!

En bilinen yol iki farklı renkte ojeyi karıştırarak yeni ve orijinal bir renk elde etmek. Üstelik bunu sadece birkaç damla aseton ile gerçekleştirmek mümkün. Örneğin çok koyu tonlarda bir ojenin rengini birkaç damla aseton ve biraz beyaz oje yardımıyla daha açık bir hale getirmek mümkün. Tabii bolca çalkalamayı ve buzdolabında muhafaza etmeyi unutmadan.

 Kupalarda ebruli desenler!

Kullanılmayan ojeler ile ebruli desenler yapılabilir. Bu desenler tırnaktan çay bardağına her yerde kullanılabilir. Bir kaba doldurulan suya iç içe geçecek damlalar halinde farklı renklerde ojeler dökmek ve damlalar yayıldıktan sonra kullanmak istenilen eşyayı bu damlalara batırmak yeterli. Ortaya çıkan desenlerin her birinin ayrı güzellikte ve eşsiz oluşu da cabası.

 Taş boyama!

Kullanılmayan ojeler son zamanlarda oldukça revaçta olan taş boyama sanatında da kullanabiliyor. Yassı ve mümkün olduğunca pürüzsüz taşlar üzerine uygulanan bu yeni sanat akımı birbirinden güzel desenleri ortaya çıkarabildiği gibi sergi ve son derece başarılı çalışmalar da ortaya konabiliyor.

Bir taş üzerine yeşil ojeden yemyeşil çimenler, mavi olanından şahane bulutlar yapılabiliyor. Evin en beğenilen köşesine konulabilecek bu el emeği ürünler.