Bebek Odası Renkleri Nasıl Olmalı?

Bebek odası dekorasyon yaparken seçeceğimiz renklerin enerjileri olduğunu göz önünde bulundurulmalı. Pastel tonlarında bize enerji veren renklerden seçilmeli, kasvetli ve koyu olmamalı.

İlkbaharda nasıl içimiz enerji dolar hiç düşündünüz mü? Kışın güneşe hasretken birden bir bakarsın güneş açmış sarı ışıklar gözlerinden geçip kalbine doğru giderken içine dolan enerjiyi hissedersin işte bunun gibi hissetmelisiniz bebek odasında, yeni bir güneş doğuyor hayatınıza…

İçinizdeki renklere inanın. Dekorasyonda renkler aslında içimizde yaşattığımız renklerdir.

Maviler gökyüzü gibi hissettirirken, yeşillerin doğanın gücünü hissettirmesi, sarının güneşi hissettirmesi gibi dekorasyondaki renkler size bunları hissettirmeli.

Kullanacağınız renkler aynı zamanda göz yormamalı ve sakinleştirici olmalı. Pastel tonundaki renkler size huzur ve sakinlik verecek.

 Dekorasyonda kullanacağınız renkler sizi bir odadan soğutacak kadar güçlüdür o yüzden dekorasyonda rengin etkisi çok yüksek, bebek odaları için yaratıcılığı etkileyen mor renkte tercih edilebilir, bebeklerin belli bir aydan sonra yüksek algı kapasitelerini geliştirmeye yardımcı olmaktadır.

Kullanacağınız pastel renkler odayı olduğundan daha büyük gösterecek ve bebeğinizde sıkılmadan vakitler geçirebilirsiniz. Dilerseniz tek renk ya da iki renk yapabilir iki rengin enerjisinden faydalanabilirsiniz örneğin yeşilin yanına koyduğunuz sarı rengin uyumu sizi etkileyebilir.

Bebeğiniz ve siz zamanınızın çoğunu bebek odasında geçireceğiniz ve en güzel anları burada yaşayacağınız için sizin için özel bir oda hayatınıza doğan güneşin aydınlatması gibi olmalı ve asla sıkılmamalısınız.

 Dekorasyonunuz da doğanın pastel renklerinden yararlanın doğa size her şeyi verecektir. Bebeğiniz odasında Neşeli, aydınlık, ferah, huzurlu hissetmeli, aynı zamanda bebeğinizin seçtiğiniz renk bebeğinizin gözlerini yormamalı ve dikkatini dağıtmamalıdır.

Yeşil bir oda bebeğinizin uykuya rahat dalmasını sağlarken, mavi bir oda daha sakin ve dingin yapabilir. Mor bir oda yaratıcı duygularını geliştirebilir, turuncu bir oda ise ağlama duygusunu erteletebilir.

Borsa Teknik Analizleri Nelerdir?

Borsa Teknik Analizleri Nelerdir?

Borsa; şirketlerin hisse senetlerinin alınıp satıldığı bir nevi pazardır. Bu hisse senetlerini alanlar, söz konusu şirkete ortak olmuş sayılırlar. Şirketlerin karlarından (eğer şirket kar ederse) ortaklıkları nispetince paylarını alırlar. Buna temettü denir. Bir başka gelir elde etme yöntemi de spekülasyondur. Yani hisse senetlerinin fiyat hareketleri. Hisse senedinin fiyatının daha da yükseleceğine inanan yatırımcılar, o hisse senedine daha yüksek bir fiyat vermeyi kabul ederler. Hisse senedini daha ucuz bir fiyattan almış olan yatırımcı da eğer aradaki fark kendisini tatmin ediyorsa elindeki hisse senedini satar. Aradaki farkı da kar hanesine yazar. Bir borsa yatırımcısı fiyatı artacak olan hisse senedini bulmaya çalışır. Fiyatı artacak olan hisse senedi nasıl bulunur? Bu konuda analiz yöntemleri imdadımıza yetişir.

Borsa Teknik Analizleri Nelerdir?

 Temel Analiz

Analiz yöntemlerinden ilki temel analizdir. Kar eden, sermayesini büyüten şirketlerin borsada da fiyatının artacağı ön görüsüyle-ki çoğu zaman doğrudur, hareket eden temel analistler, şirket bilançolarını didik didik ederek sağlam, yatırım yapılabilecek şirketleri belirlemeye çalışırlar. Tahmin edileceği üzere, bu durum yüksek bir bilgi birikimi ve gerektirir ve çok zaman alır. Bu kadar bilgi ve zaman gerektirmeyen yöntem ise borsa teknik analizleridir.

 Teknik Analiz

Teknik analiz, sadece bir veriyi temel alır o da fiyattır. Bir teknik analiste göre bir şirket hakkında ne kadar çok bilgiye sahip olunursa olunsun, hisse senedinin fiyatının yönü bilinemez. Çünkü hissenin fiyatı, alıcıyla satıcı arasındaki konsensüsle belirlenir. Borsa teknik analizleri nelerdir? diye bir soru sorduğumuzda karşımıza destek-direnç çizgileri, hareketli ortalamalar ve indikatörlerden oluşan bir okyanus çıkar. Çoğu kişinin yabancı olduğu bu kelimeler teknik analiz araçlarıdır. Bu araçları kullanan analist, alıcıların ne zaman iştahlandığını, satıcıların hangi seviyelerden piyasaya hakim olduğunu belirleyerek giriş ve çıkış zamanını tayin eder.

Astrolojide Gezegenlerin Kombinasyonu Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Gün içerisinde webde zaman zaman karşımıza çıkan Satürn Marsa dik açı yaptı, Venüs dünya ile çok uyumlu bir açıda gibi söylemlere siz de denk gelmişsinizdir. Peki, astrolojide gezegenlerin bizim hayatımıza etkisi nedir ve astrolojide gezegenlerin kombinasyonu hayatımızı nasıl etkiler?

 HERKES İÇİN AYRI BİR ANLAMI VAR

Öncelikle her gezegenin ilgilendiği bir konu var. Örneğin Venüs aşk, güzellik gibi konularla ilgilenirken Satürn eğitim, uzun süreli öğrenme ile ilgili konulara bakar. Ama asıl önemli olan sizin burcunuz. Eğer siz terazi burcu iseniz ve burcunuzun yönetici gezegeni Venüs ise, Venüs sizin burcunuza geldiğinde yani dünya ile sizin burcunuzun derecesiyle aynı dereceye geldiğinde aşk hayatınızda çok güzel gelişmeler yaşayabilirsiniz. Venüs ile Dünya’nın çeşitli kombinasyonları sizin için bambaşka anlamlar ifade ederken Koç burcu başka birinin hayatını bambaşka etkiler.

 GEZEGEN KOMBİNASYONLARI HAYATIMIZI NASIL ETKİLER

Yine Venüs örneğiyle devam edelim. Diyelim ki Venüs sizin burcunuzda ama aynı zamanda şansın gezegeni Jüpiter de sizin burcunuzda. Yani gezegen kombinasyonları seçeneklerinden en güzeli sizin başınıza geldi. O zaman hayatınızda olabilecekler için dileyin ne dilerseniz! Çünkü bu şans uzun süre kapınıza gelmeyebilir.

 MERKÜRÜN GERİ GİTME MESELESİ

Siz de Merkür geri gidiyor aman alışveriş yapmayın cümlesini bir yerlerden duydunuz mu? Duymadıysanız uyaralım. Eğer astrolojide Merkür dünya ile ters bir kombinasyondaysa yani geri gidiyorsa, aldığınız elektronik aletlerin bozuk çıkmasına hazırlıklı olun. Bir de savaşın, gücün köşeleri sert gezegeni Mars da kombinasyonun içine girdiyse işler daha da kızışabilir. Mars ve Dünya ve Merkür’ün kötü kombinasyonlarında çok fazla uzun süre kullanacağımız, bozulmaya elverişli elektronik eşyalar gibi eşyalar için alışveriş yapmamakta, hayatımızı büyük şekillerde etkileyecek sözleşmeler imzalamamakta fayda var. Daha iyi gezegen kombinasyonlarını bekleyerek daha iyi sonuçları garantileyebilirsiniz.

İlk Buhar Motorlu Araç Kaç Km Hız İle Hareket Eder?

Yerin yüzeyinde, buhar halinde bir damla suyun gaz hale geçmesine denir peki İlk buhar motorlu araç kaç km hız ile hareket eder? Buhar makinesi, buharın sahip olduğu enerjiyi kullanmayı başararak mekanik bir enerji elde etmeyi başarmış bir makinedir. Esasında bir ısı enerjisini mekanik bir enerjiye çevirir. Buharı meydana getirecek olan molekül yapılı gazlar, sahip oldukları ısı enerjileri dolayısıyla, sürekli küçükte olsa bir hareket halinde olduklarından dolayı, bulundukları kabın çevresine basınç uygulayarak kuvvet yaparlar. Bunada mekanik bir itme kuvveti kaynağı da denilir.

 Buhar Motoru Nasıl Kullanılır?

Pistonun gidip gelerek, pistonun koluna bağlanmış olan bir su tolumbasının koluyla su pompalamasında yada pistonun koluna bağlanmış olan krank-biyel mekanizmasının yardımı ile dönme hareketini elde etmek amaçlanması ile pek çok farklı endüstriyel sahada kullanılmaya başlanmıştır. Buhar enerjisinden faydalanmış başka bir mekanik enerjiyi elde etmenin diğer bir biçimi ise buhar enerjisinden faydalanmış ve en gelişmiş olan buhar türbinleridir.

Sanayi ve endüstrinin hızla gelişmesinn en büyük rolü ise buhar makineleridir. Nedeni ise buhar makinasını daha iyi çalışmasını sağlayan güç, o zamanki gibi yapılan tüm makineler gibi belli ve sabit bir yere bağlı değildi. İki yüzyıla yakın bir zaman dilimi kadar endüstriye, sanayiye ve ulaşım araçlarına hakim olmuştur.

“İlk buhar motorlu araç kaç km hız ile hareket eder?” Sorusunun asıl cevabı ise bir Fransız mühendisin 1769 yılında çalışmalarına başlayarak bir makineye teslim edilip, insan gücüne gerek kalmadan bir araç yapmayı planlamış olup çalışmalara başlamıştır.

Üç tekerlekten oluşan ve gücünü büyük bir buhar kazanından alan görkemli ve kullanışlı bir araç tasarlamış ve üretmiştir. Bu araç bir saat içerisinde 4.5 (dört buçuk) km hızla gidebilme kapasitesine sahiptir fakat her 20 kilometre de bir buhar kazanının doldurulması gerekmektedir. Buda yaklaşık olarak 5-6 saatte bir deponun doldurulması demektir.

İnşaat Malzemesi Satan Kurumsal Firmalar Hangileridir?

İnşaat Malzemesi Satan Kurumsal Firmalar Hangileridir?

Herhangi bir yapının inşaat yapımı aşamasında kullanılan malzemeler inşaatın ilerlemesi ve güvenirliliği için önemli bir rol oynar. İnşaat malzemeleri seçimi yapıl arın türüne cinsine göre özenle seçilmeli ve uygun fiyatta kaliteli olmalıdır. Bu malzemelerin seçimleri öncelikle yapılacak olan inşaatın plan ve projesine göre yapılır. Plan proje aşamasında öncelikli olarak mimarlar bu konuda önemli rol oynar.

İnşaat Malzemesi Satan Kurumsal Firmalar Hangileridir?

Mimarlar yapıların oluşumunu nasıl geometride olması gerektiğini tasarlarken ortaya konulan projede kullanılacak malzemeler belirlenir. Yapı inşaatlarında kullanılacak malzemeler belirlendikten sonra bu malzemeleri temin etmek gereklidir. Bu durumda inşaat malzemesi satan kurumsal firmalar hangileridir? Bu soru inşaatı başlama aşamasında plan projesi tamamlanmış artık sıranın burada kullanılacak malzemelere gelince akıllara geliyor.

Malzemenin Önemi

İnşaat Malzemesi Satan Kurumsal Firmalar Hangileridir?Malzemelerin temin edildiği yerler kadar bu firmaların malzeme kalitesine verdiği önemde inşaatı yapan kişi ya da kişilerce büyük önem arz etmektedir. Bunun yanında malzeme kalitesine paralel olarak malzemenin ekonomik açıdan uygunluğu çok önemlidir. İnşaat malzemesi seçiminde bunlar göz önüne alınırken birde malzemelerin doğru yerde ve inşaatın hangi aşamasında hangi malzeme kullanılacaksa bunların doğru tespiti inşaatın yapımını gidişatı içinde çok önemlidir.

İnşaat Malzemelerinde Göz Önünde Bulundurulması Gereken Özellikler

Kullanılan malzeme Türkiye standartlarında ve teknik şartnamelere uygun olmalıdır.

Alınan malzemenin ekonomik ve güvenilir olması garanti sürecinin uzun olması gerekir.

Malzeme kaliteleri Avrupa standardına uygun ve kullanılacak malzemenin amaca uygun olması gerekir. Malzeme inşaat aşamasında önceden alınmışsa dışarıda hava şartlarına dayanıklı olarak yapılmalıdır.

İnşaatlarda Genellikle Kullanılan Malzemeler

Boya, yapıların olmazsa olmazlarındandır. Yapıların görselliği için ne kadar önem arz etse de yapıyı dış etkilerden korur. Tuğla ve ya kiremit, yapıları oluşturan bileşendir ve olmazsa olmazdır. Bunların yanı sıra inşaatlarda çimento, alçı, demir gibi birçok malzeme bulunaktadır.

Türkiye’de Hangi Endüstriyel Bitkiler Yetiştirilir?

Türkiye'de Hangi Endüstriyel Bitkiler Yetiştirilir?

Endüstrinin Köklenmiş Bitkileri

Türkiye çok geniş iklim sahalarını üzerinde barındıran ve bu sayede birçok canlının yaşamasına imkân sağlayan coğrafik bir bölgedir. Baktığımız zaman milyonlarca tür ve cinsin ayni habitatı paylaşıp doğal bir ekosistem oluşturduğunu görürüz. Endüstri Bitkileri’de bu ekosistemin önemli parçalarından biridir. Peki, nedir Endüstri Bitkileri?

Endüstri Bitkileri adından da anlaşılacağı gibi işlenip endüstri ürünü olabilecek tarım ürünlerine denmektedir. Sanayi Bitkileri olarak da anılmaktadır. Peki, Türkiye’de hangi endüstriyel bitkiler yetiştirilir? Diye sorulursa en bilindik örnekleri mısır, tütün, pamuk, şeker pancarı, çay, ayçiçeği, gül, zeytin, fiğ ve korunga olacaktır.

Türkiye'de Hangi Endüstriyel Bitkiler Yetiştirilir?

Endüstri Bitkileri genelde devlet desteği ile birlikte faaliyet sürmektedir. Biraz daha bu kavramı açacak olursak şöyle söyleyebiliriz. Örneğin Karadeniz Bölgesi iklimi ve doğal coğrafyası itibari ile çay yetiştiriciliğine elverişlidir. Eğer burada yaşayan ve tarımla uğraşan kişiler çay yetiştirirlerse ve bu şekilde ekonomiye katkıda bulunup sanayilerde işlenmesine aracı olurlarsa devlette belli destekleme bütçelerini onlara ayırdığını belirtmiştir. İşte bu şekilde Türkiye’deki bütün coğrafyalar tarım havzalarına ayrılmıştır.

Türkiye Endüstri Bitkileri yetiştiriciliği bakımından zengin bir coğrafyaya sahiptir. Başka ülkelere kıyaslandığında yetiştirilen ürün sayılarının o ülkelere göre çok daha fazla olduğu görülmektedir. Bugün bakıldığında genelde süs bitkisi olarak nitelendirilen Gül’den bile hem gül yağı, hem kolonya hem de reçel yapıldığı ve bunun satışlarının da oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Diğer ülkelere bakıldığında gül yağı üretiminin yapıldığı sınırlı sayıda ülkelerden biri olduğu da göze çarpacaktır.

Yine mısır da buna benzer olarak hem yağı hem konserveliği hem unu hem de taze tüketimi yaygın olarak yapılan endüstri bitkilerindendir. Ekonomiye kattığı değerler de küçümsenecek oranlarda değildir. Bütün örnekler teker teker incelenerek ürün çeşitliliği daha da sıralanabilir ancak genel anlamda Türkiye’de endüstri bitkilerinin durumu bu şekildedir.